HAYAT=BEKLEMEK
Beklemek eylemi dünya üzerinde çeşitli şekilleri olan sınırlı eylemlerdendir. Öldürmek de öyledir mesela, değişik şekilleri vardır. Bıçaklayarak öldürmek, silahla öldürmek, asarak öldürmek vs. vs. Beklemeyi de bu sınıfa alıyorum ben çünkü; insanların bilmeden çeşitlendirdiği en büyük eylem. Ve bence en fazla yapılan eylem. Otobüs beklemek, telefon beklemek, sınavı beklemek bir de onun sonucunu beklemek falan filan...
Farkında olmadan beklemekle geçiyor aslında ömrümüz. Durakta otobüsü bekliyor sonra ineceği durağı bekliyor,telefon bekliyor,geç kalan arkadaşını bekliyor,bekliyor da bekliyor anlayacağınız... Beklenene göre şekillleniyor ama bekleme şekilleri.Gelmeyeceğini bile bile bekliyor mesela babaannem babasını ve geleceğini bile bile ölümü... Ya gelip gelmeyeceği belli değilse o kişinin, işte o zaman büyük bir umutla bekliyor insan. Beklenenin bekle geleceğim demesi ayrı bir anlam katıyor beklemeye, sonuçta gelmeyecek olsa bekle demez değil mi?
Bazen de beklediğini unutuyor insan ya da beklemeye alışıyor nasıl adlandırırsanız artık. İşte öyle zamanlar da ansızın çıkıp gelebiliyor beklenen, o zaman eliniz kolunuz bağlanıyor işte " Ah canım, nerelerdeydin şimdiye kadar sen?" demek istiyorsunuz, onu nasıl umutla beklediğinizi yüzüne karşı söylemek istiyorsunuz ama sadece " Nasılsın?" diyebiliyorsunuz. Çünkü beklenen beklendiğinin farkında bile olmuyor. Aslında empati kuracak olursak beklenen de bekliyordur bir bakıma. Bir sebep bekliyor belki gelmek için, sonra o sebebe inanıyor (zaten gelecek olan bir sebep bulur) ve son konuşmanızın üzerinden bir seneyi aşkın bir vakit geçmesine rağmen ansızın arayabiliyor sizi, Beklemeye alışmış bir insanı. Sonra tekrar en baştan, ilk gün ki heves ve sabırla başlatıyor bekleme eylemimizi. Ama bu sefer de bekle diyerek gidiyor ve aslında gittiği yerde o da sizi bekliyor....
Sonra garip bir paradoksa dönüşüyor, bekleyen kim beklenen kim karışıyor her şey. İki tarafında beklediği, iki tarafın da beklendiği garip bir paradoks...Tıpkı ölüm gibi biz mi ölümü bekliyoruz yoksa ölüm mü bizi? Biz mi her geçen gün ölüme yaklaşıyoruz yok sa ölüm mü bize? Beklenenler kim, bekleyenler kim bilmem ama gidecek olanlar acele etmeli. Sonuçta doğduğumuzdan beri bir beklelediğimiz var hepimizin, geleceği kesin olan bir beklenen... Ne zaman geleceği belli olmayan bir beklenen ve belki de bu yazı bitmeden gelecek olan beklenen...
Ölüm.
Farkında olmadan beklemekle geçiyor aslında ömrümüz. Durakta otobüsü bekliyor sonra ineceği durağı bekliyor,telefon bekliyor,geç kalan arkadaşını bekliyor,bekliyor da bekliyor anlayacağınız... Beklenene göre şekillleniyor ama bekleme şekilleri.Gelmeyeceğini bile bile bekliyor mesela babaannem babasını ve geleceğini bile bile ölümü... Ya gelip gelmeyeceği belli değilse o kişinin, işte o zaman büyük bir umutla bekliyor insan. Beklenenin bekle geleceğim demesi ayrı bir anlam katıyor beklemeye, sonuçta gelmeyecek olsa bekle demez değil mi?
Bazen de beklediğini unutuyor insan ya da beklemeye alışıyor nasıl adlandırırsanız artık. İşte öyle zamanlar da ansızın çıkıp gelebiliyor beklenen, o zaman eliniz kolunuz bağlanıyor işte " Ah canım, nerelerdeydin şimdiye kadar sen?" demek istiyorsunuz, onu nasıl umutla beklediğinizi yüzüne karşı söylemek istiyorsunuz ama sadece " Nasılsın?" diyebiliyorsunuz. Çünkü beklenen beklendiğinin farkında bile olmuyor. Aslında empati kuracak olursak beklenen de bekliyordur bir bakıma. Bir sebep bekliyor belki gelmek için, sonra o sebebe inanıyor (zaten gelecek olan bir sebep bulur) ve son konuşmanızın üzerinden bir seneyi aşkın bir vakit geçmesine rağmen ansızın arayabiliyor sizi, Beklemeye alışmış bir insanı. Sonra tekrar en baştan, ilk gün ki heves ve sabırla başlatıyor bekleme eylemimizi. Ama bu sefer de bekle diyerek gidiyor ve aslında gittiği yerde o da sizi bekliyor....
Sonra garip bir paradoksa dönüşüyor, bekleyen kim beklenen kim karışıyor her şey. İki tarafında beklediği, iki tarafın da beklendiği garip bir paradoks...Tıpkı ölüm gibi biz mi ölümü bekliyoruz yoksa ölüm mü bizi? Biz mi her geçen gün ölüme yaklaşıyoruz yok sa ölüm mü bize? Beklenenler kim, bekleyenler kim bilmem ama gidecek olanlar acele etmeli. Sonuçta doğduğumuzdan beri bir beklelediğimiz var hepimizin, geleceği kesin olan bir beklenen... Ne zaman geleceği belli olmayan bir beklenen ve belki de bu yazı bitmeden gelecek olan beklenen...
Ölüm.
Yorumlar
Yorum Gönder